Bazı görsellerde, özellikle sosyal medyada, aşırı bir düzen göze çarpar. Her şey simetrik, renkler kusursuz uyumda, hiçbir detay rastlantısal değildir.
Bu tür görüntüler birçok insanda benzer bir his uyandırır: huzurla karışık bir gerginlik.
Sanki çok titiz birinin evine girilmiş gibidir, güzel ama temkinli bir alan.
Psikolojik olarak bu tür düzen, kontrol arayışının dışavurumu olabilir. İnsan, belirsizlikle baş edemedikçe, çevresini denetim altına alarak içsel güven duygusunu kurmaya çalışır.
Düzensizlik, kontrol kaybını; düzen ise güvenliği temsil eder. Ancak denge bozulduğunda, düzen bir rahatlama değil, bir baskı unsuruna dönüşür.
Fazla düzen, insani olanı spontane hareketi, anlık dağınıklığı, küçük hataları görünmez kılar.
Bu da görüntüye soğuk bir mükemmeliyet verir. Göz, estetiği fark eder ama ruh, mesafeyi hisseder.
Belki bu yüzden, “fazla düzenli” alanlar birçok insanda çelişik duygular yaratır:
Hem beğenilir hem de içsel bir gerilim uyandırır. Çünkü orada, yaşamın kontrol edilemez doğasına karşı açılmış bir savunma hattı vardır.
